|
ABSARI ADI ÜZERİNE
Her ne kadar bugün kayıtlarda Konya- Akşehir Yazla Beldesi
olarak ifade edilse de gerek halkın kullanımında ve gerekse tarihi
kayıtlarda Absarı olarak geçen beldemizde ilk yerleşim Anadolu’daki
ilk çağ Hitit uygarlıklarına kadar dayanmaktadır. Beldemizde bulunan
mezarlık ve hemen yanındaki Tümülüs ve çevredeki diğer yığıntılar bunu
göstermektedir.
Bilindiği üzere Bizans’ın Anadolu’daki hakimiyeti her türlü
tedbirlerine rağmen özellikle 7. yüzyıldan itibaren Slavlar,
Sasaniler, Araplar ve Türkler tarafından sarsılmıştır. Abbasiler
özellikle Bizans sınırlarına Türkleri yerleştirerek hakimiyetlerini
kurmaya çalışmışlardır. Diğer taraftan Türkmenlere yer ve yurt bulma
gayesi Anadolu’da Türk iskanını sağlarken Doğu ve Güneydoğu
bölgelerinde Türk Devletleri teşekkül etmeye başlamıştır. Anadolu’da
bu ilk yerleşimler sonrasında kurulan devletler vasıtasıyla tedricen
Bati bölgelere doğru fetihler genişletilmiştir. Bu genişlemede önemli
tesirlerden biriside Moğol istilalarıdır. 13. yüzyılda Anadolu’da
büyük hareketliliğe sebep olan bu istilalar Anadolu Selçuklu Devletini
büyük sıkıntılara sokarken Bati Anadolu bölgesinde, Türkmen nüfusunun
yerleştirilmesi açısından önemlidir.
Beldemizdeki ilk Türk iskanında bu yıllarda gerçekleştiği
tezinden yola çıkılarak ad olarak Alp-Saru yakıştırılması da bu
cihetten olsa gerektir. Beldemize ilk Türk iskanlarının bu yıllarda
olduğu doğru olmakla birlikte Alp-Saru ismini hatırlatacak her hangi
bir emareye rastlanmamaktadır. Selçuklu Tarihleri incelendiğinde
Sarimüddin Alp-Saru ismine ulaşılmakta fakat bu komutanın Beldemizle
ilgili veya bölgeyle alakalı fetihlerinden bahsedilmemektedir .
Dolayısıyla bu şekildeki yorumlar daha çok ilk iskanlarda Alplik, Alp
erenlik kavramlarıyla alakalı olsa gerektir. Fakat kaynaklar bunun
sadece bir yakıştırma olduğunu ortaya koymaktadır.
Beldemiz mezarlığında her bayramda büyükler tarafından devamlı
ziyareti teşvik edilen Bayram Gazinin her ne kadar hakkında fazla
malumatımız olmasa da ilk iskanda tesirli olabileceği düşünülebilir.
Halk arasında tombak yüg olarak bilinen mekandır. Yüg halk arasında
Hüyük tabirinin kısaltılmış sekli olarak kullanılmaktadır. Hüyük ise
eski insanların, binlerce yıl önce evler yapıp köyler kurmaları ve
çeşitli sebeplerle (deprem, yangın, savaş) bunları yenilemek zorunda
kalmaları sonucu zamanla üst üste birikerek meydana gelen yapılardır.
İlk çağlarda Anadolu da küçük şehir devletleri seklinde yasam tarzının
bir göstergesi olarak beldemizdeki mezarlığın o dönemlerde bir
yerleşim merkezi olması ve hemen yanındaki tümülüsünde her ne kadar
bugüne kadar üzerinde bir takim araştırmalar yapılmasa da bir kral
mezarı olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü bölgede buna benzer sonradan
yığma Tümülüslere rastlanmaktadır. Bu belirtiler beldemizin Hititler
dönemine ait bir yerleşim merkezi olma ihtimalini
kuvvetlendirmektedir.
Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul,1998, s. 465-468.
Beldemizle ilgili 1520-1530 İcmal Tahrir
kayıtlarından edindiğimiz bilgiye göre isim olarak “Karye-i Absarı”
ifadesi geçmekte ve 69 nefer ve 49 haneden bahsedilmektedir . 1721
tarihli Dergah-i Alî Kethüdası Bahrî Mehmet Ağa Defterinde bir kayıtta
ise yine Absarı seklinde geçmektedir. Ulaşabildiğimiz Genel Kurmay I.
Dünya Savası ve Çanakkale kayıtlarında ise yine ayni ifadeler
verilerek Beldemizden Mehmet oğlu Kamil, 1308 doğumlu ve Emir Mehmet
Oğullarından İbrahim oğlu İbrahim , 1299 doğumlu isimlerin şehit
oldukları bilgileri verilmektedir.
Beldemizin ismine tarihi açıdan baktıktan sonra kelime olarak
değerlendirmek gerekirse Absarı Ab=su ve Sari ifadelerinden meydana
gelmektedir. Yani ilk bakışta Sari su gibi bir mana çıkmaktadır. Fakat
kaynaklar incelendiğinde Sari kelimesi için
Oğuz Kağan Destanında
Oğuz kağan dört sarika çumsadi ( oguz kağan dört tarafa emirler verdi)
Çagataycada
Ta iki kasing sari mayildürür suzan köngül ( yanan gönül ta iki
kasinin istikametine maildir)
Azeri sivesinde
Kapiya sari gelir ( kapiya doğru gelir)
Osmanlicada
şehir saru ( sehre doğru)
Kipçak sivelerinde
Sari ( e- doğru)
Türkî sivelerinde
Sari ( e- doğru, sebebinden dolayi)
Oguz sivelerinde
Saru sari, (e-doğru)
BOA, TO nr. 387, s.72.
A. Seref Can, Argithani, Konya, 1996, s. 39.
Suzan Duran, Türkçede Cihet ve Mekan Gösteren Ek ve Sözler, Türk Dili
Aras.Yilligi, 1956, TTK, Ankara, 1988, s. 64.
ifadeleri belirtilmektedir. Buradan sari
kelimesinin renk olarak kullanilmadigi bilakis yön, cihet, istikamet
olarak kabul edildigi kanaatine varmak mümkündür. Renklere göre cihet
belirleme fikri yalniz Çin, Türk veya Mogollara has bir durum
degildir. Örnegin Hindistan da dogu=ak, güney=sari, bati=kara,
kuzey=kizil olarak belirtilmektedir.
Türklerin en eski yerlesme alanlari Altaylar olarak kabul edildiginde
VI. Yüzyılın ortasında merkezden uzaklaşmışlar ve başkentlerini
Ötüken’e göçürmüşler ve kendilerini Kök-Türk olarak nitelemişlerdir.
Yani “mavi” ifadesiyle dogu taraf kastedilmiştir .
Bugün kullandığımız İstanbul da bir semtin adi olan Sari-Yer ifadesi
yerin sari olmasından değil merkez , orta olmasından
kaynaklanmaktadır. Ayni şekilde Sari- Yahşi, Sari- Karaman içinde ayni
şeyler söylenebilir. Ahmet Caferoglu, Eski Uygur Türkçemsi adli
eserinde renk olarak sari kelimesini “sarig” olarak ifade etmektedir .
Ayni eserde sari=saru kelimelerinin karşılığı olarak cihet, yön
anlamları verilmektedir.
Sonuç olarak Beldemiz büyüklerinin ifadelerinden de istifade ederek
bilimsel verilerin ışığında Beldemizin isminin “Alp-sari” veya “Sari
Su” anlamını içerecek şekilde bir isim taşımadığı bilakis “suya doğru,
ortasında su olan yer” anlamına gelen Absarı olduğu aşikardır. Ayni
şekilde Türkiye’nin değişik yerlerindeki ayni ismi taşıyan yerler
içinde ayni şeyleri söylemek mümkündür. Nitekim küçük çaplı bir
araştırmamızda Çankırı Absarı ile ilgili bir göletten bahsedildiği
bilgisine sahip bulunmaktayız. Bu durumun Aksaray, Isparta
şehirlerindeki Absarı isimleri içinde yapılacak araştırmaların ayni
sonuca ulaşacağı kanaatindeyiz.
NOT : Bu makale Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih
Bölümü Öğretim Görevlisi Sakır TURAN tarafından kaleme alınmıştır.
Kaynak:
http://yazla.bel.tr
|