Collapse

En İyi 5 Dosya

Sol Yanım Acıyor Anne (Şiir)
(Hit: 88)
Sol Yanım Acıyor Anne (Şiir)
maaş
(Hit: 71)
anket
Okey (Yaş Seviyesi 18 ve Üzeri)
(Hit: 69)
Bildiğimiz Okey oyunu..sadece kurunuz..
İnsanın Eşekliği
(Hit: 43)
İnsanın Eşekliği
Neden Ben Çok Yoruluyorum
(Hit: 36)
Meğer Herkes Yatıyormuş da bir tek ben çalışıyormu...
Collapse

En İyi 5 Fıkralar

Temel Kamyon Şoförü
Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir köprüye yaklaşıyor.. Köprünün üstünde azami yükseklik 4 m...

Telsiz Telefon
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya...

Göl
Temel, dere kenarında oturuyormuş. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını ...

Laz Virüsü
SAYIN BILGISAYAR KULLANICISI, Su anda bilgisayariniza Türk Laz virüsü bulasmistir. Teknolojik olar...

nasrettin hoca ve teknoloji
Nasrettin Hoca Zamaninda Pc Olsaydi ------------------------------------------------------------...

Collapse

Haftanın Makalesi

Konu bulunamadı!

Tarihimiz

         Beldemizin resmi tarihi hakkında herhangi bir bilgi mevcut değildir.Kim veya kimler tarafından kurulduğu hakkında bilgiye sahip değiliz.Beldemiz ilk ismi olan Absarı yada Abları'nın ne anlama geldiği ve kelime anlamı hakkında da bir bilgi yoktur.Apsarı yada Absarı Türkçe eserlerde ''sarı su'' olarak geçmektedir.Köyümüzde daha öncelerde ''bunar'' denilen yerde bir pınarın olduğu bu suyunun da sarımsı bir renk taşıdığından bu ismi almış olabileceği düşünülebilir.Çoğu Çerkez kaynakları Apsarı'nın bir Çerkez köyü olduğu hakkında bilgiler mevcuttur.Ancak yaptığımız araştırmalarda gerek yöresel kelimeler gerekse 60-70 yaş üstü büyüklerimizin  hiçbirinde Çerkez ismi bulunmaması bu bilgileri doğru kılmamaktadır.Anadolu'da Apsarı -Absarı ismini taşıyan bazı köyler de mevcuttur.Aksaray,Çankırı,Isparta'daki Apsarı-Absarı köyleriyle bir bağlantısı olup olmadığı konusunda bir araştırma ve yazışmalar yapılmaktadır. 

        Not.Yazla'nın tarihi hakkında,Apsarı'nın anlamı,resmi belgelerde Apsarı mı Absarı mı geçtiği hakkında bilgiye sahip olanlar lütfen buradan bildiriniz.

 

Tarihimiz

        

ABSARI ADI ÜZERİNE

      Her ne kadar bugün kayıtlarda Konya- Akşehir Yazla Beldesi olarak ifade edilse de gerek halkın kullanımında ve gerekse tarihi kayıtlarda Absarı olarak geçen beldemizde ilk yerleşim Anadolu’daki ilk çağ Hitit uygarlıklarına kadar dayanmaktadır. Beldemizde bulunan mezarlık ve hemen yanındaki Tümülüs ve çevredeki diğer yığıntılar bunu göstermektedir.

     Bilindiği üzere Bizans’ın Anadolu’daki hakimiyeti her türlü tedbirlerine rağmen özellikle 7. yüzyıldan itibaren Slavlar, Sasaniler, Araplar ve Türkler tarafından sarsılmıştır. Abbasiler özellikle Bizans sınırlarına Türkleri yerleştirerek hakimiyetlerini kurmaya çalışmışlardır. Diğer taraftan Türkmenlere yer ve yurt bulma gayesi Anadolu’da Türk iskanını sağlarken Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde Türk Devletleri teşekkül etmeye başlamıştır. Anadolu’da bu ilk yerleşimler sonrasında kurulan devletler vasıtasıyla tedricen Bati bölgelere doğru fetihler genişletilmiştir. Bu genişlemede önemli tesirlerden biriside Moğol istilalarıdır. 13. yüzyılda Anadolu’da büyük hareketliliğe sebep olan bu istilalar Anadolu Selçuklu Devletini büyük sıkıntılara sokarken Bati Anadolu bölgesinde, Türkmen nüfusunun yerleştirilmesi açısından önemlidir.
   
     Beldemizdeki ilk Türk iskanında bu yıllarda gerçekleştiği tezinden yola çıkılarak ad olarak Alp-Saru yakıştırılması da bu cihetten olsa gerektir. Beldemize ilk Türk iskanlarının bu yıllarda olduğu doğru olmakla birlikte Alp-Saru ismini hatırlatacak her hangi bir emareye rastlanmamaktadır. Selçuklu Tarihleri incelendiğinde Sarimüddin Alp-Saru ismine ulaşılmakta fakat bu komutanın Beldemizle ilgili veya bölgeyle alakalı fetihlerinden bahsedilmemektedir . Dolayısıyla bu şekildeki yorumlar daha çok ilk iskanlarda Alplik, Alp erenlik kavramlarıyla alakalı olsa gerektir. Fakat kaynaklar bunun sadece bir yakıştırma olduğunu ortaya koymaktadır.

    Beldemiz mezarlığında her bayramda büyükler tarafından devamlı ziyareti teşvik edilen Bayram Gazinin her ne kadar hakkında fazla malumatımız olmasa da ilk iskanda tesirli olabileceği düşünülebilir.

Halk arasında tombak yüg olarak bilinen mekandır. Yüg halk arasında Hüyük tabirinin kısaltılmış sekli olarak kullanılmaktadır. Hüyük ise eski insanların, binlerce yıl önce evler yapıp köyler kurmaları ve çeşitli sebeplerle (deprem, yangın, savaş) bunları yenilemek zorunda kalmaları sonucu zamanla üst üste birikerek meydana gelen yapılardır. İlk çağlarda Anadolu da küçük şehir devletleri seklinde yasam tarzının bir göstergesi olarak beldemizdeki mezarlığın o dönemlerde bir yerleşim merkezi olması ve hemen yanındaki tümülüsünde her ne kadar bugüne kadar üzerinde bir takim araştırmalar yapılmasa da bir kral mezarı olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü bölgede buna benzer sonradan yığma Tümülüslere rastlanmaktadır. Bu belirtiler beldemizin Hititler dönemine ait bir yerleşim merkezi olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul,1998, s. 465-468.

 Beldemizle ilgili 1520-1530 İcmal Tahrir kayıtlarından edindiğimiz bilgiye göre isim olarak “Karye-i Absarı” ifadesi geçmekte ve 69 nefer ve 49 haneden bahsedilmektedir . 1721 tarihli Dergah-i Alî Kethüdası Bahrî Mehmet Ağa Defterinde bir kayıtta ise yine Absarı seklinde geçmektedir. Ulaşabildiğimiz Genel Kurmay I. Dünya Savası ve Çanakkale kayıtlarında ise yine ayni ifadeler verilerek Beldemizden Mehmet oğlu Kamil, 1308 doğumlu ve Emir Mehmet Oğullarından İbrahim oğlu İbrahim , 1299 doğumlu isimlerin şehit oldukları bilgileri verilmektedir.
Beldemizin ismine tarihi açıdan baktıktan sonra kelime olarak değerlendirmek gerekirse Absarı Ab=su ve Sari ifadelerinden meydana gelmektedir. Yani ilk bakışta Sari su gibi bir mana çıkmaktadır. Fakat kaynaklar incelendiğinde Sari kelimesi için
Oğuz Kağan Destanında

Oğuz kağan dört sarika çumsadi ( oguz kağan dört tarafa emirler verdi)

Çagataycada

Ta iki kasing sari mayildürür suzan köngül ( yanan gönül ta iki kasinin istikametine maildir)

Azeri sivesinde

Kapiya sari gelir ( kapiya doğru gelir)

Osmanlicada

şehir saru ( sehre doğru)

Kipçak sivelerinde

Sari ( e- doğru)

Türkî sivelerinde

Sari ( e- doğru, sebebinden dolayi)

Oguz sivelerinde

Saru sari, (e-doğru)

BOA, TO nr. 387, s.72.
A. Seref Can, Argithani, Konya, 1996, s. 39.
Suzan Duran, Türkçede Cihet ve Mekan Gösteren Ek ve Sözler, Türk Dili Aras.Yilligi, 1956, TTK, Ankara, 1988, s. 64.

ifadeleri belirtilmektedir. Buradan sari kelimesinin renk olarak kullanilmadigi bilakis yön, cihet, istikamet olarak kabul edildigi kanaatine varmak mümkündür. Renklere göre cihet belirleme fikri yalniz Çin, Türk veya Mogollara has bir durum degildir. Örnegin Hindistan da dogu=ak, güney=sari, bati=kara, kuzey=kizil olarak belirtilmektedir.
Türklerin en eski yerlesme alanlari Altaylar olarak kabul edildiginde VI. Yüzyılın ortasında merkezden uzaklaşmışlar ve başkentlerini Ötüken’e göçürmüşler ve kendilerini Kök-Türk olarak nitelemişlerdir. Yani “mavi” ifadesiyle dogu taraf kastedilmiştir .
Bugün kullandığımız İstanbul da bir semtin adi olan Sari-Yer ifadesi yerin sari olmasından değil merkez , orta olmasından kaynaklanmaktadır. Ayni şekilde Sari- Yahşi, Sari- Karaman içinde ayni şeyler söylenebilir. Ahmet Caferoglu, Eski Uygur Türkçemsi adli eserinde renk olarak sari kelimesini “sarig” olarak ifade etmektedir . Ayni eserde sari=saru kelimelerinin karşılığı olarak cihet, yön anlamları verilmektedir.
Sonuç olarak Beldemiz büyüklerinin ifadelerinden de istifade ederek bilimsel verilerin ışığında Beldemizin isminin “Alp-sari” veya “Sari Su” anlamını içerecek şekilde bir isim taşımadığı bilakis “suya doğru, ortasında su olan yer” anlamına gelen Absarı olduğu aşikardır. Ayni şekilde Türkiye’nin değişik yerlerindeki ayni ismi taşıyan yerler içinde ayni şeyleri söylemek mümkündür. Nitekim küçük çaplı bir araştırmamızda Çankırı Absarı ile ilgili bir göletten bahsedildiği bilgisine sahip bulunmaktayız. Bu durumun Aksaray, Isparta şehirlerindeki Absarı isimleri içinde yapılacak araştırmaların ayni sonuca ulaşacağı kanaatindeyiz.

NOT : Bu makale Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sakır TURAN tarafından kaleme alınmıştır.

Kaynak: http://yazla.bel.tr

 

 

Collapse

Aktif Üyeler


Şu anda Neredeler?

 3 Misafir

 
Collapse

Etkinlikler

Önceki Ay Kas 2008 Sonraki Ay
Pz Pt Sl Çr Pr Cm Ct
26 27 28 29 30 31 1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 1 2 3 4 5 6
Etkinlikler
Bu ay boyunca yapılacak yeni bir etkinlik yok
Collapse

En İyi 5 Makale

Annenin nasihatı
anneden evladına güzel nasihatlar.

dostluğun öyküsü
öykünün özeti başlığında saklı.

ölüm değil beni korkutan
hayatınızı yaşayın ...

elma olmasa
İmam-ı âzam

bin misket teorisi
okumaya değer bir teori

Collapse

İstatistikler

Toplam Üye 811
Aktif Üyeler 0
Aktif Ziyaretçi 3
Bugün Tekil 1.027
Bugün Çoğul 1.137
Toplam 403.536
IP'niz | 38.103.63.58